
YENİ ASYA İşte Yeni Asya nın Vasıfsız Çoğalmayı Kabul Etmeyen Anlayışı...Tercuman Olmuş Bize... Allah razı olsun...
Değerli kardeşlerim Daha fazlası için Sayfamızı ziyaret edin.. http://www.facebook.com/home.php?ref=home#/pages/IslamGulu/168691189792?ref=ts
المدة 0:49

YENİ ASYA
ZULME DÖNÜŞEN ZAMLAR 2010 YILI BOYUNCA TÜKETİCİYİ ÇARPACAK
Tüketici Örgütleri Federasyonu Genel Başkanı Fuat Engin: Zamlar zulme dönüştü. Zam yağmuru ile dolaylı vergilerdeki artışlar, bugün olduğu gibi 2010 yılı boyunca da tüketiciyi çarpacak. 2009 enflasyonunun % 6 olduğunu varsaydığımızda, 2010'da yapılan/yapılacak ...fâhiş zam oranları kabul edilemez. Çalışanların ücretlerine yapılan yıllık % 5 zam karşısında, temel ihtiyaçların her kaleminde bir defada % 10'larla başlayan zamlar ile ortalama % 60'lar civarındaki dolaylı vergiler, tüketiciyi mağdur edecek.

yeniasyamedyagrup.com
Yeni Asya Medya Grubu, Yeni Asya Gazetesi başta olmak üzere 40 yılı aşkın bir süredir basılı medyadan radyo yayıncılığına kadar birçok medya kuruluşu ile yayın hayatına devam etmektedir. Devamı >>

YENİ ASYA
"Yeni Asya askerle uzlaşsaydı, şimdi farklı bir yerde olabilirdi"
Yeni Asya 12 Eylül’le uzlaşmadı
Gazeteci-yazar Ruşen Çakır “Anayasaya karşı çıktı diye Yeni Asya’nın canına okudular. O dönem askerle işbirliği yapsaydı, belki bugün Türkiye’nin önde görünen hareketlerinden olabilirdi. Ancak fedakârlık yaptılar, ama doğru... bildikleri yoldan şaşmadılar” dedi. DİNDAR GRUPLAR İÇİNDE TEK İSTİSNA YENİ ASYA CEMAATİ Dindar grupları 12 Eylül’le uzlaştıkları için eleştiren Çakır “Hiç direnmediler. Bu konuda tek istisna Yeni Asya cemaati bildiğim kadarıyla. MSP’lilerin birçoğu tutuklanmıştı, ancak geri kalan dindarlar direnmeyi bırakın, darbecileri desteklediler. İşbirliği, pazarlık yaptılar” diye konuştu.

YENİ ASYA
"Tanımayan Kalmasın İstiyorsanız Siz De Kampanyamıza Destek verin” Sloganıyla duyurulan ve adı gündeme her geldiğinde büyük tartışmalar yaşanan, fikirleriyle insanların yolunu aydınlatan büyük İslâm mütefekkiri Said Nursî’nin orijinal bir biyografisinin bulunduğu
“1 milyon kişiyi daha Said Nursî ile tanıştıralım” Kamp...anyası(Sadece 50 Krş.)
http://www.yeniasya.com.tr/siparis/Bediu zzaman-Said-Nursi-Kimdir.html
www.yeniasya.com.tr

....
Vakfımızın Bütün Hizmetleri Hayırseverlerin Bağışları İle Yürütülmektedir..Hizmetlerimize Sizinde i...ştirakiniz İçin, Kurban Bayramında Vakfımıza Kurban Bağışlarınızı Bekliyoruz...
Vefa, Cemal Yener Tosyalı Cad.
No: 117, Süleymaniye
Tel: (0212) 513 95 39 Pbx
Faks: (0212) 520 29 70
Vefa, Cemal Yener Tosyalı Cad.
No: 117, Süleymaniye
Tel: (0212) 513 95 39 Pbx
Faks: (0212) 520 29 70
بواسطة YeniAsya MedyaGrup

YENİ ASYA
RESMî İDEOLOJİ, DİN ÖZGÜRLÜĞÜNE ENGEL
Doç. Dr. Bilal Sambur: “Devletin tek parti ideolojisini resmî ideoloji olarak benimsemesi ve dinî hayatın devlet tekelinde olması, sahici anlamda din özgürlüğünü imkânsız kılıyor. Türkiye'deki laiklikle devletin değil, toplumun laikleştirilmesi isteniyor. Resmî laiklik anlayışı, di...n...i ötekileştirme üstüne kendisini temellendiriyor. Devlet, toplum mühendisi olma arzusundan vazgeçmeli.”
DEVLET, KURBAN DERİSİNİ GASP EDEMEZ
“Kılık-kıyafet yasağı, çoğunluğun yaşadığı en büyük hak mahrumiyetidir. Kurban etinin nasıl dağıtılacağına ve derisinin nasıl kullanılacağına karar verme yetkisi, sadece kurban sahibine aittir. Devletin bir kurum adına derileri toplaması din özgürlüğü ihlâli olduğu gibi, aynı zamanda mülkiyet hakkının gasbı anlamına gelir.”
H. Hüseyin Kemal’in röportajını okumak için tıklayın.
23.11.2009
http://www.yeniasya.com.tr/2009/11/23/gu ncel/h1.htm

GÖNÜLLÜ İL VE İLÇE TEMSİLCİLİLERİ ARANIYOR... İNTERNET HABERCİLİĞİYLE PROFESYONELLİĞE.... UNUTMAYIN! TÜRKİYE HABER BEKLİYOR! HABERLERİNİZİ: iletisim@sentezhaber.com haber@sentezhaber.com habermerk...

YENİ ASYA
RİSALE-İ NURLARIN TANITIMI İÇİN...
BEDİÜZZAMANIN TANINMASI İÇİN...
DOLAYISIYLA İSLAMIN TANITILMASI İÇİN SİZCE GEREKLİ DEĞİL Mİ?
Haydi 2015 i Bediüzzaman Yılı Yapmaya...
_______ GRUBUMUZA HOŞGELDİNİZ________ RisaleHaber Birleşmiş Milletler Barış Elçisi Muhammed Rıza Dalkılıç, Birleşmiş Milletler’in 2015 yılını “Dünya Bediüzzaman Yılı” ilan edebileceğini söyledi. >>...

YENİ ASYA
ASR-I SAADETTEKİ DİNDAR CUMHURİYET ÖRNEĞİ
Bediüzzaman Said Nursî herşeyden önce kendisinin "dindar bir cumhuriyetçi" olduğunu söylemekte; bu görüşünün tarihî dayanağı ve örneği olarak Asr-ı Saadeti gösterirken, Dört Halife için “Hem halife, hem reis-i cumhur idiler. Mânâsız isim ve resim değil, belki hakikat-ı adaleti ...ve hürriyet-i şer'iyeyi taşıyan mânâ-yı dindar cumhuriyetin reisleri idiler” ifadesini kullanmaktadır.
ADALET, MEŞVERET VE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ
Cumhuriyetin temel esaslarını “adalet, meşveret ve kanunda inhisar-ı kuvvet” olarak sıralayan Said Nursî'ye göre cumhuriyetin dayanması gereken en önemli prensiplerden biri adalettir. Bir devletin zulümle payidar olması mümkün değildir. Esasen, onun cumhuriyetin temel bir niteliği olarak zikrettiği adalet kavramı, Kur'ân'ın da dört temel maksadından birini teşkil etmektedir.
DEMOKRASİSİZ BİR CUMHURİYET OLMAZ
Bediüzzaman'ın tanımladığı cumhuriyet anlayışı, demokrasiyi benimsemek zorundadır. Demokrasisiz bir cumhuriyet tasavvur dahi edilemez. Demokrasi ise bütün temel hak ve hürriyetlerin kabul edilmesini gerektirmektedir. Zorla fikirlere ve vicdanlara kelepçe vurmak, cumhuriyetin prensipleriyle bağdaşmaz.
Demokratık ve adıl cumhurıyet özlemı
Risâle-i Nur Enstitüsü, tarafından yapılan açıklamada, cumhuriyetin temel esaslarını "adalet, meşveret ve kanunda inhisarı kuvvet" olarak sıralayan Said Nursî'ye göre cumhuriyetin dayanması gereken en önemli prensiplerden birinin adalet olduğu kaydedildi. Açıklamada, Bediüzzaman'ın tanımladığı cumhuriyet anlayışının, demokrasiyi benimsemek zorunda olduğu vurgulanarak, demokrasisiz bir cumhuriyet tasavvur dahi edilemeyeceği kaydedildi:
Risâle-i Nur Enstitüsü’nün, cumhuriyetin 86. kuruluş yıl dönümünde yaptığı açıklama şöyle:
"Halkın topyekûn gayretleriyle elde edilen zaferin akabinde, 23 Nisan 1920’de Büyük Millet Meclisi açılmıştır. BMM’nin açılışında da Kurtuluş Savaşının ve o savaşı zaferle sonuçlandıran halkın ruhuna uygun olarak, “dini atmosferin hakim olduğu” tarihen sabittir. BMM’nin açılışının Cuma gününe tesadüf ettirilmesi, Hacı Bayram Camiinde kılınacak Cuma namazından sonra, sakal-ı şerif ve sancak-ı şerif taşınarak, mevlidler okunarak, kurbanlar kesilerek, duâlarla açılışın yapılması dinî atmosferin hakimiyetini açık bir şekilde göstermektedir.
Bunun yanında BMM’de de demokratik bir hava vardı. Hassas konuların müzakeresinde çok şiddetli tartışmaların çıktığı, ikinci ve birinci gruba mensup olan milletvekillerinin birbirlerine girdikleri bilinmektedir.
Mecliste milletin ve dinin lehinde olan konuların savunucularının çok olması Meclis başkanını rahatsız etmiş olacak ki, birinci Lozan görüşmelerinin inkıtaa uğradığı bir zamanda meclis aniden feshedilmiştir. Kısa bir müddet sonra ise iki dereceli bir seçimle Meclis yeniden teşekkül ettirildi. Fakat yeni kurulan meclis adeta dikensiz bir gül bahçesine çevrilmişti.
Birinci Mecliste problem çıkardığı ileri sürülen ve ikinci gruba mensup olan milletvekillerinden çoğu bu meclise sokulmamıştır. İşte bu uyumlu meclis hem Lozan Antlaşmasını imzalamış, hem Cumhuriyeti ilân etmiş, hem de bir dizi inkılâpları gerçekleştirmiştir. İşte Cumhuriyetin ilânından sonra ortaya koyulan tavrın, ne dinî, ne de demokratik bir yönü vardır. Halbuki Bediüzzaman Said Nursî, Mustafa Kemal’in ısrarlı davetleri üzerine gittiği Ankara’da BMM’de yayınladığı bir bildiride ekseriyeti dindar olan bu milletin fıtratına uygun bir cereyan verilmesini milletvekillerinden istemiş, onları dinde laubalilik yapmamaya çağırmış, namaz gibi hususlarda hassas olmaya dâvet etmiştir. Hatta bu beyannamenin sonunda “bu inkılâbın temel taşları sağlam gerek” ifadesini kullanma ihtiyacı duymuştur. (Said Nursî, Tarihçe-i Hayat, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul 2000, s. 125-126)
>>>>>>>>>>>>

YENİ ASYA
YASAKÇIYA DUR DEMENİN ZAMANI
ÖZEL GEZİ PROGRAMINDA “RESMî BÖLÜMLER” DE VARMIŞ
Muğla'dan Çanakkale'ye düzenlenen okul gezisinde, Fethiye İmam Hatip Lisesi öğrencisi Cemile Büşra Pirci'nin, başörtülü olduğu gerekçesiyle otobüsten indirilmesine tepkiler sürüyor. Konuyla ilgili olarak İl Millî Eğitim Müdürlüğünden yapılan a...çıklamada yer alan, öğrenciye “Yolculuk boyunca bu kıyafetle gidebileceği, ancak programın resmî bölümlerinde kılık kıyafet yönetmeliğine uygun olunacağı hatırlatıldı” ifadeleri de tuhaf karşılandı.
YENİ BİR KEYFîLİK ÖRNEĞİ
Öğrencilere okul içinde başını açma şartı getiren ve yıllardır kaldırılması istenen 12 Eylül yönetmeliğine dayanılarak, yasağı Çanakkale'deki ziyaret ve konaklama alanlarına taşıma girişimi yeni bir keyfîlik örneği olarak yorumlanırken, Millî Eğitim Bakanlığının olayla ilgili olarak nasıl bir tavır alacağı merak ediliyor.
ORASI DA MI KAMUSAL ALAN
Özel bir okul gezisinde dahi “resmî program”dan söz edilmesine anlam verilemezken, “Artık Çanakkale'deki şehitlikler ve ziyaret mekânları da mı kamusal alan olarak görülüyor?” sorusuna cevap verilmesi isteniyor. Ve böyle bir uygulama yaygınlaşırsa çok büyük tartışma ve huzursuzluklara yol açılacağı hatırlatılıyor.
DUR YASAKÇI!
Muğla İl Milli Eğitim Müdürlüğünce Çanakkale’ye düzenlenen geziye katılan bir kız öğrencinin, başörtülü olduğu gerekçesiyle gezi otobüsünden indirilmesi tepki çekti.
Alınan bilgiye göre, Milli Eğitim Bakanlığı Ticaret ve Turizm Öğretimi Genel Müdürlüğünce yürütülen ‘’Cumhuriyet Eğitim Gezileri Projesi’’ kapsamında Muğla’dan Çanakkale’ye Muğla İl Milli Eğitim Müdürlüğünce gezi düzenlendi. İddiaya göre, geziye katılan öğrencilerin bulunduğu otobüsün Çanakkale’ye hareketinden önce, Muğla İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde hatıra fotoğrafı çekildi. Öğrencilerin bulunduğu otobüsün hareketinden 15 dakika sonra ise Fethiye İmam Hatip Lisesi öğrencisi Cemile Büşra Pirci, başörtülü olduğu gerekçesiyle Muğla şehir merkezi çıkışında otobüsten indirildi ve Milli Eğitim Müdürlüğüne ait bir araçla Fethiye’ye gönderildi. Pirci, Çanakkale’ye gitmeyi çok istediğini anlatarak, ‘’Bu olay beni ve ailemi çok üzdü. Otobüsün hareketinden 15 dakika sonra kılık ve kıyafetlerimin yönetmeliğe aykırı olduğunu söylediler ve beni otobüsten indirdiler. Otobüsten indikten sonra bir araçla beni Fethiye’ye gönderdiler’’ dedi.
İL MİLLÎ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELİĞE SIĞINDI
Muğla Milli Eğitim Müdürlüğü, konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
‘’Bakanlığımız Ticaret ve Turizm Öğretimi Genel Müdürlüğünün Eylül-2009 tarihli emirlerinin 20. maddesine; geziye katılan öğrencilerin Milli Eğitim Bakanlığı kılık kıyafet yönetmeliğinin okul forması hariç diğer hükümlerine uymaları gerekmektedir denilmektedir. Adı geçen öğrencinin geziye bahsedilen yönetmeliğe aykırı kıyafetle geldiği bakanlıkça görevlendirilen rehber tarafından tespit edilmiş ve kendisine yolculuk boyunca bu kıyafetle gidebileceği, ancak programın resmi bölümlerinde kılık kıyafet yönetmeliğine uygun olunacağı hatırlatılmış. Bunun üzerine öğrenci geziye katılmak istemediğini belirterek araçtan inmiş. Araçtan inen öğrenci, ailesinin yanına bir araçla gönderilmiştir. Geziye katılacak öğrencinin seçimi ve uyacağı kurallar bakanlık emri gereğince İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve okul yönetiminin sorumluluğunda olup, bu yönde öğrencinin bilgilendirilmediğinin tespiti halinde okul yöneticileri hakkında gerekli işlem yapılacaktır.’’
23.10.2009

YENİ ASYA
OLUMLU BAŞLANGICIN ARKASI GELMELİ
PKK militanlarının dağdan iniş sürecinde ilk deneme niteliğindeki girişlerin genel olarak problemsiz ve sakin bir şekilde tamamlanması ve gelenlerin tamamının serbest bırakılması, olumlu bir başlangıç olarak değerlendirildi. Sorguları uzayan örgüt mensuplarının, yasaları zorlayan söyle...mlerden vazgeçmeleri konusunda DTP lideri tarafından ikna edilmeleri de dikkat çekici bulundu.
HERKES ÇOK DİKKATLİ DAVRANMALI
Bu olumlu başlangıcın dağdan iniş ve teslim olma sürecini teşvik edip hızlandırabileceği ifade edilirken, ilgili tarafların ve kamuoyunun bu hassas süreçte çok dikkatli davranıp, provokasyon girişimlerine malzeme verebilecek tavırlardan kaçınmaları gerektiği hatırlatılarak, önemli olanın, akan kanın artık durması olduğu gerçeğinin idrak ve sorumluluğu içinde hareket edilmesi gerekiyor.
22.10.2009

YENİ ASYA
Kâinattaki hassas dengeler
(GENÇ YAKLAŞIM DERGİSİ İÇİN LÜTFEN AŞAĞIDAKİ LİNKE TIKLAYIN)
Yazan Prof. Dr. Taşkın Tuna
Tuesday, 16 June 2009
İçinde bulunduğumuz 2009 yılını Birleşmiş Milletler (BM) “Dünya Astronomi Yılı” olarak kabul etti ve tüm üye ülkelerde astronomi ile ilgili etkinliklerin yıl boyunca sürdürülmesi ...tavsiyesinde bulundu.
Gerçekten dünya bilim tarihinin belki de en önemli buluşlarından biri, ünlü İtalyan bilimcinin 7 Ocak 1609 yılında kendi yaptığı bir teleskopla Jüpiter gezegenini, gözlemesinden tam 400 yıl geçti. O zamandan bu yana astronomi ile birlikte fizik, kimya, biyoloji, kozmoloji ve yer bilimleri dediğimiz atmosfer-jeoloji ve hidroloji olağanüstü gelişmelerle bilim tarihinin önemli buluşlarına ve keşiflerine katkıda bulundu. Nihayet insanlık Ay’a ayak bastı ve böylece uzay çağı başladı.
>>>> DEVAMI>>>>
www.yeniasya.de
























